HOŞGELDİNİZ
11/5/2009
>> çocuklarda ateş ve ateşi düşürme yolları
Çocuğunuz size alıştığınızdan daha sıcak geliyorsa, tam bir ısı ölçümü yapmak gerekir. Amerikan Hastanesi Pediatri Bölümü'nden alınan bilgiye göre; genellikle ateş olarak kabul edilen derece 38'in üzerindeki değerlerdir. Çocuğunuza dokunduğunuzda cildinin size sıcak gelmesi, her zaman onun ateşi olduğu anlamına geliyor. Çocukların ateşleri; kulaktan, dil altından, popodan ve koltuk altından ölçülebilir. Bu 4 yer de kabul edilir ateş ölçme noktalarıdır. Koltuk altı ölçümleri diğer ölçümlere göre 0.5 derece daha düşük çıkıyor. 2-2.5 yaşından küçük çocuklarda dil altından ölçüm yapmak teknik olarak biraz zor ve civalı cam derece kullanılması önerilmiyor. Elektronik derecelerin ölçüm süresi ise 3-4 dakika sürüyor. Kulak dereceleri de saniyeler içinde güvenilir ölçümler yapabiliyor. Ancak ucunun bebeğin kulak kanalına iyi oturduğundan emin olmak gerekiyor. Uzmanlar, mutlaka rahat kullanılabilecek bir derece bulundurulmasını tavsiye ediyor. Bu dereceyle çocuğunuz ateşli değilken birkaç sefer ölçüm yapmalısınız.
HER SEVİYEDEKİ ATEŞ TEHLİKELİ DEĞİL
Her seviyedeki ateşin tehlikeli sayılmadığını belirten uzmanlar, kabul edilen ateş sınırlarını şöyle izah ediyor:
Ateşsiz: 34.4-37.9
Ateşli: 38.0-39.9
Yüksek ateşli: 40.0 ve yukarısı.
Eğer çocuğunuzun ateşi yoksa fakat hasta görüntüsünü korumaya devam ediyorsa 1 saat içinde ateşini bir daha ölçün. Çocuğunuzun ateşi 38.0 ile 39.9 arası ise, bazı uygulamalarda bulunabilirsiniz. Çocuğunuzun ateşi yüksek ise hemen doktora bildirmeniz gerekiyor.
Yeni doğan dönemdeki bebeklerde enfeksiyonla savaşma yeteneği kısıtlı olduğundan ciddi enfeksiyonlar gelişebilir. Uzmanlar, bebeğin ateşinin 38 derecenin üzerine çıktığı durumlarda doktorun acilen aranması ve doktora danışmadan ilaç verilmemesi uyarısında bulunuyor.
Uzmanlar, acilen doktora başvurulması gereken durumları şöyle sıralıyor:
- Çocuğunuzun ateşi 40.0 derece ve yukarıda ise,
- Çocuğunuz çok hasta veya açıklayamadığınız hastalık belirtileri taşıyorsa,
- Çocuğunuz bir şey içmek istemiyor, durmadan ağlıyor veya çok halsiz görünüyorsa,
- Çocuğunuz ateşli havale geçiriyorsa. Ateşli havale, genelde çocuğunuzun ateşi normalden çok yüksek ise görülür. Havale anında çocuğunuzun elleri ve ayakları şiddetli bir şekilde sallanmaya başlar ve gözleri arkaya doğru kayabilir. Ateşli havale genelde 1-5 dakika sürer. Çocuğunuzun elinin veya kolunun birkaç kere sallanması, onun havale geçirdiği anlamına gelmez.
- Orta dereceli ateş (38.0-39.9) 24 saatten daha uzun sürerse ve ateşten başka burun akıntısı veya öksürük gibi başka hastalık belirtileri yoksa. Bu durumda ateşin nereden kaynaklandığını bulmak gerekebilir.
- Çocuğunuzun ateşi orta derecede 48 saatten (2 tam gece ve gündüz) daha uzun sürer ve ateş düşürücü ilaçlarla bile düşmezse...
ATEŞİ EN HIZLI DÜŞÜRME YOLU: ILIK DUŞ
Eğer çocuk 3 aydan daha küçükse hemen doktora başvurulmasının altını çizen uzmanlar, bu arada yapılması gerekenleri,
"Bebeğin üzerini açarak bekleyin ve 15 dakika sonra ateşini tekrar kontrol edin. Eğer çocuğunuz 3 aydan büyükse, yine ilk yapılması gereken: Üzerini açmak. Çocuğunuzun 'ateşi çıkarken' titremesi son derece normal. 'Üşüttüğü için ateşi çıktı' diye üzerini örtmeyin. Kalın giysiler vücut sıcaklığını dışarı geçirmeyerek çocuğunuzun ateşinin daha da yükselmesine neden olur.
Eğer çocuğunuz titriyorsa, onu bir çarşaf veya ince bir havluya sarın. Üzerini açmanıza rağmen çocuğunuzun ateşi 39 derecenin üzerine çıkıyorsa, hemen doktorunuzu arayın. Bu arada ısıyı hızla düşürmenin yolu, ılık duşa sokmak veya ılık ıslak havlu ile kompres yapmak" şeklinde anlatıyor.
"Çocuğunuzu ılık suyla doldurduğunuz küvetin içinde 15-20 dakika oturtun" diyen uzmanlar, "Arkaya doğru yatmasına izin vermeyin. Suyu çocuğunuzun kafasından aşağıya dökmeyin. Bir süngeri ıslatarak, onu çocuğunuzun vücudunun etrafında gezdirin. Büyük bir havluyu ılık su ile ıslatıp tüm vücudunu havluya sarın. Sadece eklem yerlerine ılık su ile kompres yapmak yetersiz kalır. Uzmanlar, kesinlikle alkollü kompreslerle ateş düşürmeye çalışılmaması uyarısında bulunuyor. Çocuğunuz titremeye başladığı zaman, onu küvetten çıkarın ve bir havlu veya ince bir çarşafa sarın. Parasetamol, 'Asprin içermeyen ağrı kesicilerde' bulunan aktif maddedir. Çocukluk döneminde tercih edilen ateş düşürücüler bu maddeyi içermekte. Çocuklarda hiçbir zaman aspirinin ateş düşürücü olarak kullanılmaması gerekiyor. Parasetamol 4-6 saatte bir verilir. Ateş parasetamole rağmen 38 derecenin üzerinde seyrederse, doz aralığını 4 saatten 3 saate almak gerekir. Bu durumda da ikinci bir ilaçla parasetamolü dönüşümlü bir şekilde kullanmak gerekli. Aktif maddesi İbuprofen olan ilaçlar, 3 saatte bir parasetamolle birlikte kullanılmalı" açıklamasında bulunuyor.
28/4/2009
>> Gribin düşmanı "Zencefil"
Grip salgını vatandaşları yataklara düşürürken, aktarlar vatandaşlara zencefil çayı içmelerini tavsiye ediyor. 7 çeşit şifalı bitkinin yer aldığı zencefil çayının metabolizmayı hastalıklara karşı dirençli hale getirdiği belirtiliyor.
Kış ayları beraberinde hastalıkları da getiriyor. Bu hastalıkların en yaygın olanı ise grip. Her yıl grip aşıları ile korunulmaya çalışılan hastalığa aktarların önerisi ise doğal yolla mücadele. Grip hastalığının yüz yıllardır bitkilerle atlatıldığına dikkat çeken aktarlar, bitkilerden oluşan çayların her zaman bu hastalıkla mücadelede en tesirli yol olduğunun altını çiziyorlar. Polen ve 7 bitki ile desteklenerek elde edilen zencefil çayı ise adeta grip hastalığının başdüşmanı. İmmün (bağışıklık) sistemine ciddi destek sağladığı belirtilen zencefil çayının içerisinde ise zencefil, zerdeçal, karanfil, kişniş, havlican, tarçın, salep ve polen bulunuyor. Aktarlar bir fincana konulan bir çay kaşığı zencefil çayının sıcak suyla karıştırılarak günde 3 kez içilmesi halinde 5 gün içerisinde grip hastalığından eser kalmayacağını ve kış boyunca da bir daha gribe yakalanılmayacağını belirtiyor.
Şifalı bitki kitaplarında da tavsiye edilen zencefil çayı ayrıca nezle, astım ve bronşitin etkilerinin azaltılmasında da etkili.
26/12/2008
>> Damacana sular zehir saçıyor

Çeşme suyu mikroplu dedik, damacanalar da ondan farsız çıkmadı. Bu korkunç araştırmayı ise GATA yaptı
Ankara’da damacana sularının mikrobiyolojik incelemesi sonucunda, suların yüzde 53.1’inde mikrobik etkenlerin pozitif olduğu bildirildi.
Sağlık Araştırmaları Sitesi’nde yer alan çalışmaya göre, Araştırma Ankara’da Gülhane Askeri Tıp Akademisi lojmanlarında, Doç. Dr. Ö.Faruk Tekbaş ve arkadaşları tarafından yürütüldü. Araştırma kapsamında GATA lojmanları bölgesinde bulunan 400 evde kullanılan damacana suyundan numunesi alındı.
Suların yüzde 10'u sağlıklı değil!
Mikrobiyolojik incelemesi sonucunda, damacana sularının yüzde 10.2’sinin bulanıklık ve renk açısından, yüzde 99’unun sülfat, kalsiyum ve potasyum açısından, yüzde 98’inin sodyum ve magnezyum açısından, yüzde 94.9’unun klor ve yüzde 14.3’ünün nitrit açısından uygun olmadığı sonucuna ulaşıldı.
Alınan su numunelerinde mikrobiyolojik üremenin ve suların anyon-katyon değerlerinin yüksek olduğunun belirlendiği araştırmada, mikrobiyolojik kirliliğin nedeninin ise pompa temizliğine gereken önemin verilmemesi olabileceği belirtildi.
Çalışmaya dahil edilen katılımcıların yüzde 90’ının damacana suyu kullandıkları, söz konusu kullanıcıların yüzde 50’sinin damacana pompasını hiç değiştirmedikleri, yüzde 15.3’ünün de pompayı hiç temizlemedikleri saptandı. Damacana suyu kullanan kişilerin damacanalarının pompalarını haftada 1 kez klorlu suyla temizlemeleri öneriliyor
<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->