Treasure Pyramid (kayıp nesne)

2008-07-09 00:14:00

Treasure Pyramid | NEW Puzzle Game By Bigfish Games | 20.71 MB 5000 yıldan fazla bir zamandır kayıp olan Hazine Piramidi sizin keşfetmenizi bekliyor. Sizi oraya götürecek antik bir harita buldunuz. Mısır'ın kayıp tapınakları boyunca bir bulmaca macerasına başlayın. Tehlikeleri bertaraf edin, hazineleri bulun ve görkemli piramidin kilidini açacak 7 mücevheri toplayın. http://www.mediafire.com/?ruc0uy1dalzorhttp://rapidshare.com/files/128000325/Treasure_Pyramid_dT.rar Devamı

Vedalar Soğuktur!

2008-07-05 23:10:00

incinecek hal kalmadı bende,sana sadece bir tavsiye;vedalar soğuk olur, sıkı giyin!üşüyorum...duracağım buradagidişini seyredeceğimkıpırtısız, sakin gibi görüneceğimkavgasız olacak, fırtınasız olacaksaçma sapan olacakorganlarım birbirine vuracakarkandan sessiz bakacağımben yine salağı oynayacağım...hayalleri taştan bir sevgiydi bizimkisi. kırılmazdı. yağmura kara dayanıklıydı. çığ olup düşerdi de kendine zarar vermezdi. kopmazdı. gidişler dönüşlere gebeydi de, hep acıtırdı her el sallayış. özlemler acıydı. yürek sabırsızdı. her dönüş, doğuştu aslında yeniden. ölüp ölüp dirilmek gibi değil de, erince doğmaktı.amaönce hayaller öldü! (cenaze meydanda kaldı, ulu orta)gönlüme bir kor düştüönce hayaller bittiyandı külsüz dumansızacıyorum... ya da acıyorlar... elimde kalanları sayamıyorum. nasıl sayabilirim. ateş altında heryerim... dokunulamıyorum, onarılamıyorum, dona kaldım yanarken. sadece acıyorum, acınılıyorum... demişler inanmış, ağlayışları geçer sanmıştım. bir maddeyim...  benden götürdüklerini isteyemiyorum. sen giderken sen olsaydın, benden gitmezdin. sen olmadın belki de hiç bilmiyorum sensizliği...baharlar hiç gelmezmevsim hep kış olurgünlerime güneş doğmazhislerim uyurtakvimleri kopardım attım sen giderken. saatleri kırdım... zaman!dan söz edilmesini istemiyorum artık... kış! soğuk işte. herkese olduğu gibi... derlerdi hep de inanmazdım, vedalar soğuk olur, sıkı giyin!ben bahardan kalmayım...ve uyuyorum... hala!acı işte. hangi hecesinden tutarsan tut bu böyle. ne sancım diner, ne ağrım. sattım 3 kuruşa gülüşlerimi... bak gamze gamze dolmuyor yüzüm. bak acı! bak yaş! bak soğuk!bakma... anlamayacak kadar uzağız artık. haa soğuk. demişlerdi zaten... ama yapacak birşeyim yoktu. sonunu bile bile lades dedim ben... mahkumdu! yüklemin ö... Devamı

Acılar Asla Eskimiyor Annem

2008-06-19 00:26:00

Anneler Günü Hüzün Hediye Ediyor Annelere Bazen...Yazabildiklerim; yazamadıklarım ve yazamayacaklarımın yanında o kadar az ki... Cüce gibi görünüyor dev acımın yanındaki kelimeler...Ne anlatsam, ne söylesem boş... Güneşlerin doğduğu evrende seninle kavuşmaya dair umutlarım gri lekelerle dolu, loş... Rahat uyu canözüm annem, hayat katanım, ömrünü adayanım...Elle tutulur, gözle görülür olmasa da; kızının yüreğinde capcanlı yaşıyorsun hala...Anılarınla,sonsuza dek olacaksın yanımda...Canım annem...Ortaçağın tam göbeğindeki bir kadının puslu bir geceden, lüle lüle perukaları, ihtişamlı kıyafetleriyle , ne olduğu hakkında hiçbir fikri olmadığı uzay gemisinin içine düşüvermesi gibi yaşıyorum senden sonraki hayatımı...Yanlış yerdeyim, yanlış zamandayım... Yabancıyım bu karmaşaya.Tanıdık, alışıldık bir çift gözle buluşmak istiyor gözlerim...Hani yeşilin en güzelini çalan doğadan...Hani gülünce yaprak yaprak, ağlayınca yağmur olan... Hani güzel yüzünü taçlandıran...Tüm bakışlar yabancı, tüm bakışlar soğuk...Sıcaklığına muhtacım annem...Buzdan duvarlar var aramda güzel olan her şeyin kattığı anlamlarla...Yaşam saatim tam iki yıl önce tuhaf bir şekilde durdu...Hareket eden akrep, peşindeki yelkovan tıkır tıkır işliyor işlemesine ama, ben takılı kaldım Nisanın Yirmibeşinde...Bir hastane odasında yitirdim zaman adına bildiğim ne varsa. Kaçınılmaz olduğunu bildiğim ama hep yadsıdığım bir yolculuğa uğurladım seni...Hem en kısa hem en uzun vedamın adresi oldu acılara alışkın bir hastane odası. Kimbilir kaç kez son perde indi sahneye o dört duvarda. Kimbilir kaç film şeridi son kez serildi gözlerin önüne son gösterinin hüzünlü edasıyla.Oysa sana anlatacak ne çok şeyim vardı... Kü&cce... Devamı

Allah Azrail Ile Konuşuyor

2008-06-10 02:28:00

Allah, birgün Azrail'e sorar:-Bunca zamandır bunca insanın canını aldın, hic canını alıken üzüldüğün canını almak ismemediğin kişi oldumu?Azrail cevap verir:- İki kişinin dışında hiç kimseye üzülmedim.Allah yine sorar:-Kimdi onlar?Azrail cevaplar:- Birincisi çölde bir kadın yalnız başına doğum yapmıştı. Yanında kimseler yoktu. Doğum sonrası kadının canını almam emredildi. Ben bu kadının canını alırsam bu çocuk nasıl yaşar O'na kim bakar diye üzüldüm, fakat emrinizi yerine getirdim.İkincisi de, bir ülkede halkın çok sevdiği çok adil bir hükümdar vardı, senin emir ve yasaklarını uygulardı. O'nun canını almam emredilince yeni gelecek hükümdar halka zülmeder, senin emirlerini uygulamaz diye üzüldüm.Allah cevap verir:-O adil hükümdar; çölde doğumdan sonra canını aldığın kadının oğluydu. Devamı

VAZGEÇİLMEZLER! Sizdemi Öylesiniz.?

2008-06-04 22:13:00

Bir gün bir doktora, gerginlik ve tedirginlikten şikayetçi olan bir hasta gelmiş. Yapması gereken çok işinin bulunduğunu; fakat kendisinin rahatsız, işlerin ise beklemeye tahammülü olmadığını söylemiş. Doktor,* Bu işleri başka biri yapamaz mı? Ya da bir başkası size yardımcı olamaz mı? diye sormuş. Adam,* Onları yalnız ben yapabilirim; bütün işler bana bakıyor! diye cevap vermiş. Doktor,* Sana bir reçete vereceğim. Bu reçeteyi aynen tatbik etmen gerekiyor! diyerek, yazıp eline vermiş.Adam reçeteyi eline alıp baktığında, hayretler içinde kalmış. Reçetede, Her gün en az iki saat işi bırakıp yürüyüş yapacaksın ve her haftanın yarım gününü bir mezarlıkta geçireceksin yazıyormuş. Hasta adam;* Yürüyüşü anladık ama; neden mezarlık? diye sormuş. Doktor,* Oraya gidip mezar taşlarına bakmanı istiyorum. Mezarlıklar, kendilerini vazgeçilmez sanan insanlarla doludur. Sen de onlar gibi ölüp mezarlığa gömülünce, kendinden başkasının yapmasına imkan olmadığını zannettiğin işlerin, başkaları tarafından da yapılmaya devam ettiğini göreceksin, demiş Devamı

Kays ne zaman Mecnun oldu ?

2008-06-02 00:59:00

Kays ne zaman Mecnun oldu? Rivayet odur ki; Kays aşk divaneliğinin zirvesine vardığında onun perişan halini görenler Kays´a acır, onun kendinden geçişlerini "değer mi?" sözüyle ifadelendirirlermiş. Kays´ın bu hali yıllar yılı böyle sürüp gitmiş. Ahalide hep aynı tepki "Vah zavallı, dilenciler bile ondan daha rahat yaşıyor, değer mi hiç?" Nihayet yıllar sonra Kays´la Leyla´nın arasından kara bulut çekilmiş, Leyla´yı getirmişler Kays´a... Onun divaneliğine, çilesine şahit olanlar, bu kez vuslatına şahit olmak istemiş, toplanmışlar Kays´ın başına... Kays başını kaldırıp herkesin yari ilan ettiği Leyla´ya uzun uzun bakmış... "Siz kimsiniz" deyince ahali hayrete düşmüş: "Tanıyamadın mı Leyla´yı?.. Uğruna çöllere düştüğün perişan olduğun..." Kays aynı soruyu birkaç kez daha tekrarlamış, her seferinde aynı cevabı alınca, Mecnun derecesinde bir muhabbeti ortaya koymuş: "Siz Leyla´ysanız bendeki Leyla kim?.." Devamı